Küresel Isınma Soru Cevap

Küresel ısınma nedir?

Karbondioksit, metan gibi sera gazları atmosferimizi bir battaniye gibi sararlar. Bu gazlar sayesinde gezegenimiz yaşanabilir ve ılımlı bir atmosfere sahiptir. Ancak, petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların aşırı kullanımı, yaşlı ormanların yokedilmesi, çeşitli endüstriyel ve tarımsal süreçler, artan çöp yığınları nedeniyle seragazları atmosferde hızla artıyor. Sonuç olarak, atmosferdeki battaniye kalınlaşıyor ve iklim sistemlerinin bozulmasına neden oluyor.

 

Sanayileşmenin başladığı 1850’lerden bu yana insan kaynaklı küresel ısınma 0.8 derece arttı. İklim bilimciler 2 derecelik artışın felaket olacağını söylüyor. Yapabileceğimizin en iyisi; ortalama sıcaklık artışını 2 derecenin  altında tutmak...

 

Küresel Isınmanın beklenen sonuçları nelerdir?

  • Dünya ekonomisinin %5 ile %20 arasında küçülmesi
  • Dünyanın ortalama sıcaklığında 1.5 ile 6°C arasında artış yaşanması
  • Deniz seviyesi yükselişi sonucunda, milyonlarca insanın yaşadığı yerleşimlerin, tarım alanlarının sular altında kalması ve tatlı su kaynaklarının tuzlanması.
  • 1 milyardan fazla insanın susuzluk; yüz milyonlarca insanın açlık tehdidiyle karşı karşıya kalması
  • Açlık, susuzluk ve su baskınları nedeniyle, göç etmek zorunda kalan “iklim mültecileri”nin artması
  • Kuraklık, sıcak dalgaları, şiddetli yağışlar, seller gibi aşırı doğa olaylarının şiddet ve sıklığının artması
  • İklim değişikliklerine uyum gösteremeyen türlerin göç etmesi yada göç edemeyerek yokolması. Dünya üzerindeki canlıların %40’ının soyunun tükeneceği tahmin ediliyor.
  • Yükselen ortalama sıcaklığa bağlı olarak çeşitli zararlı canlıların ve sıtma gibi hastalıkların artması

Küresel Isınmanın önüne geçilebilir mi? Nasıl?

İnsan kaynaklı küresel ısınmayı durdurabilmek için bugünden çok uzun vadeli enerji planları yapmamız şart! Ancak bu şekilde, küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutabiliriz.

Greenpeace’in Enerji Devrimi çalışmasına göre;

1. Sanayide, evlerde, işyerlerinde ve ulaşımda enerji verimliliğine ağırlık vererek enerji talebimizi yarı yarıya azaltabiliriz.

2. Enerji kaynaklarındaki kullanım oranlarını değiştirerek, yani fosil yakıtların kullanımının aşamalı olarak azaltılırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının arttırılmasıyla ve merkeziyetçi bir enerji üretim ve dağıtım anlayışından vazgeçerek kalan enerji talebinin yarısını da tamamıyla karbon üretmeden gerçekleştirebiliriz.

3. Üstelik aynı zamanda nükleer enerjiyi de tamamen devreden çıkarabiliriz.

 

Yenilenebilir enerji kaynakları nelerdir?

Güneş, rüzgar, jeotermal, gel-git, biyokütle, biyogaz ve su gücünden yararlanılarak elde edilen enerjileri bu sınıfta topluyoruz.  Güneşe dayalı ve doğayla uyumlu bu enerji kaynakları, binlerce yıl boyunca çeşitli uygarlıkları var etmiştir. İklim felaketlerinin geri dönüşsüz noktaya gelmemesi için, dünyanın fosil yakıt bağımlılığından kurtarılarak, yenilenebilir enerjilerin hayata geçirildiği, bağımsız sürdürülebilir enerji sistemlerine geçilmesi gerekiyor.

 

Maliyeti ne kadardır?

Toplumsal maliyet ve sübvansiyonlar:

 

Çeşitli bilimsel araştırmalar, kömürün maliyeti kadar bir de toplumsal maliyeti olduğunu, başka bir deyişle gerçek maliyetinin görünenin iki katı olduğunu ortaya koyuyor. İkinci bir konu ise dünya çapında her yıl kirleten enerjilere verilen 300 milyar dolar tutarındaki sübvansiyonlardır.

Karşılaştırmalı maliyetler:

Kömür:Yeni bir kömür santralinde üretilen enerjinin fiyatı 3,5 – 4 sent / kWs’dir. Sağlık ve çevre maliyetleri de hesaba katılınca toplam maliyeti 5,5-8,3 sent civarındadır.

Rüzgar: 1,5 MW’lık bir rüzgar türbininin enerji maliyeti ise, üretim ve söküm maliyetleri dahil 3-4 sent /kWs civarında. Danimarka’da büyük ve küçük rüzgar türbinlerinin maliyetleri 4 sent /k Ws olarak biliniyor.

 

Küresel ısınmayı önlemek için uluslararası anlaşmalar var mı?

1997 yılında önlemler ve yaptırımların uygulanabilmesi için 150 ülkenin katılımıyla Kyoto İklim Değişikliği Sözleşmesi imzalandı. Anlaşmaya hala imza atmamış büyük ülkeler ABD, Avusturalya ve Türkiye’dir.

Kyoto anlaşması endüstrileşmiş ülkelerin 2012 yılına kadar, küresel ısınmaya yolaçan karbondioksit gazı yayılımını, 1990 yılı düzeylerine göre ortalama %5,2 azaltmalarını öngörmektedir.

 

Türkiye’de durum ne? Neler yapılmalı?

Türkiye sera gazı salımlarının artışında OECD ülkeleri arasında birinci ve enerjiyi en verimsiz kullanan ülkelerden biri!

Türkiye fosil yakıt bağımlılığını azaltmak bir yana bunları artıran enerji yatırımlarıyla dolduruldu. Toplumsal maliyeti yüksek kömür santralları,  mobil fuel-oil santralları, dışa bağımlı doğalgaz santralları birbiri ardına kuruldu.

Türkiye’nin 2020 yılı için öngörülen yenilenebilir elektrik enerjisi üretim kapasitesi 544 Tws/yıl’dır. Bugün bu potansiyelin %1’i bile kullanılmamaktadır.

Maalesef Türkiye’de hala çağdışı ve tehlikeli nükleer enerjinin önü açılmaya çalışılıyor ve küresel ısınmanın çözümü olan yenilenebilir enerjilere yeterli destek verilmiyor. Hükümetimiz en hızlı şekilde Kyoto Anlaşması’na imza atmalı. Fosil yakıt santralleri ve nükleer enerjiye yatırımları durdurmalı ve yenilenebilir enerjilere yatırımları hızlandırmalıdır.

 

Bireysel olarak ne yapabilirim?

  • Küresel ısınma ve çözümleri konusunda bilgilenin
  • Kendi yaşamınızda enerjiyi daha verimli kullanmak için önlemler alın: Greenpeace İklimi Kurtarma Kılavuzu’nda bu bilgileri bulabilirsiniz.
  • Küresel ısınma ve çözümleri konusunda bildiklerinizi  çevrenizdekilerle paylaşın, daha fazla kişinin bilinçlenmesini sağlayın.
  • Türkiye Hükümeti’nin Kyoto’yu imzalamasını talep edin
  • Yenilenebilir enerjilere yatırımın daha fazla desteklenmesini talep edin

 

Daha fazla bilgi için:

www.greenpeace.org.tr


Bireysel olarak neler yapabilirsiniz?: Tüm bilgileri Greenpeace İklimi Kurtarma Kılavuzu’nda bulabilirsiniz.


Küresel Isınmayı önlemek için yol haritası: Enerji Devrimi raporunu websitesinden indirebilirsiniz.

 

Greenpeace Akdeniz

Telefon: (212) 292 76 19 -20 Faks: (212) 292 76 22 E-posta: bilgi@greenpeace.org.tr

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !